Sağlık Köşesi

"KURTARICI BESİN YOĞURT"


 
Bütün diyet listelerinde olmazsa olmazların en başında yoğurt gelmektedir. Peki yoğurdun bu kadar baştacı olmasının sebepleri nelerdir hemen gözatalım.

İyi bir kalsiyum kaynağı olması sebebi ile karın çevresi yağ yakımına destek olur. İçerisinde birçok canlı kültürü barındırması sebebi ile bağırsak sisteminin güçlenmesine yardımcıdır. Günde 3 öğün yağsız yoğurdu beslenme listesine ekleyen kişiler kilo kontrolü ve kilo verme noktasında daha başarılı olmuşlardır. Potasyum, fosfor, riboflavin, açısından iyi bir kaynaktır. Potasyumun kalp sağlığı üzerinde olumlu etkileri birçok çalışmada görülmektedir. Ayrıca B12 içermesi sebebi ile yıldızlı bir besin olarak listenizde bulundurabilirsiniz. İmmun sistem üzerinde olumlu etkileri vardır. Mikroorganizmaları yok edici etkiye sahiptir. Sabah kahvaltısında tahıl veya meyveli alternatifler ile öğlen-akşam yemeklerinde sebze yemeklerinin yanında bir alternatif olarak veya fırında yağsız közlenmiş sebzelerin üzerine ekleyerek meze olarak sofralarınızda yer verebilirsiniz.
 
Ara öğünlerde sütün-ayranın veya kefirin bir alternatifi olarak deneyebilirsiniz.
 

"PROBİYOTİKLER"

Çağın hastalığı olarak görülen obezite ve barsak florası arasında yakın bir ilişki vardır. Probiyotikler ise barsak sisteminin mikrobiyal florasını olumlu yönde değiştirerek insan sağlığına katkıda bulunurlar. Probiyotiklerin mide ve barsak ortamında zarar görmeden aktif olabilmeleri yüksek asitli ortamda dirençli olmalarından kaynaklanır.
 
Peki hangi durumlarda probiyotik kullanılabilir?
 
- Antibiyotiklerin yol açtığı ishallerde
- İrritabl hassas barsak sendromu
- İnflamatuar barsak hastalıkları 
- Enfeksiyona bağlı ishaller,

ancak unutulmamalıdır ki aşırı tüketimi barsaklarda doğal olarak bulunan probiyotik bakterileri de yok edebilir. Probiyotiklerin kullanımı tür ve miktar açısından kişiden kişiye değişebilir. Yan etkilerini kanıtlamak için yapılan çalışmalar şu anda yetersizdir. Bilinen şu ki aşırı tüketimi gaz ve şişkinliğe yol açabilir. Sindirim sistemi problemi yaşıyor probiyotik kullanmak istiyorsanız diyetisyeninize veya doktorunuza başvurunuz.
 
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

"Sağlıklı beslenme & Cilt sağlığı"



Sağlıklı bir cilde ve iyi çalışan bir metabolizmaya sahip olmak! Herkesin isteği ve hayali. O zaman günün mottosu sizler için geliyor..Öncelikle şunu belirtelim doğru beslenme stilinin aynası cildin, metabolizman, sağlıklı çalışan organlarındır. En büyük organlarımızdan biri olan derimizin işlevlerinin sağlıklı olarak görevlerini yerine getirebilmesi beslenme ile yakından ilişkilidir.
 
İmmunolojik yanıtta rol oynayan, vücut ısısını düzenleyen, mikroorganizmalara karşı koruyucu olan derimizi bu yaza canlı ve sağlıklı hazırlamanın tam zamanı ! Şimdi yapman gereken cildini koruyacak altın kurallara kulak asmak. Her şeyden önce yeterli sıvı alıyor muyuz bir sorgulayalım. Günde en az 10-12 bardak su içiyorsan ilk maddeye tik atabilirsin. Ama unutmamamız gereken bir şey daha var içtiğimiz 1 bardak çay - kahve - kafeinli içecekler - şekerli meşrubatlardan sonra ekstra 1 bardak su eklemeliyiz. Yani günde 2 fincan kahve içiyorsan +2 bardak suyu eklemeyi unutma!
 
Antioksidan besinler hayatında mutlaka olmalı. A,C,E vitaminleri çinko, bakır, selenyum, manganez, omega-3 gibi besin öğelerinden zengin bir beslenme cilt sağlığı için vazgeçilmezdir. Havuç, kayısı, sarı besinler, ıspanak, koyu yeşil yapraklı sebzeler, mercimek, yağlı tohumlar (ceviz, fındık, badem), omega-3 yağ asitlerini (somon, uskumru ) listeye mutlaka eklemelisin.
 
Tüm bu faydalı besinlere göz attıktan sonra bir de cildimize olumsuz etki gösteren hatta yaşlanmasına sebep olan besinlere de bir göz atmalı! Listenin başında tabi ki defalarca işlemden geçmiş trans yağlarla kızartılmış besinler ve beyaz un ve şeker var. Araştırmalar beyaz un, beyaz şeker, hazır paketli ambalajlı olarak satılan kek, çikolata, aynı yağla defalarca kızartılmış besinlerin cildin yıpranmasına ve erken yaşlanmasına sebep olduğunu gösteriyor. Birkaç besine yönelmek ve tek yönlü beslenmek yerine sebze - meyve, tam tahıllı ekmek, düşük yağlı süt ve süt ürünleri, doğru miktarda protein ve esansiyel yağ içeren bir beslenme modeline yönelmek daha doğru olacaktır. Tüm bunları unutuyorsan o zaman 4 yapraklı yonca hayatını kolaylaştıracaktır. 1. yaprağı : süt ve süt ürünleri, 2. yaprağı : et, yumurta veya kurubaklagil, 3. yaprağı : sebze ve meyveler, son olarak 4. yaprağı ise enerjimiizn büyük kısmını karşılayan ekmek ve tahıl grubu oluşturur. Tabağınızı hazırlarken 4 yapraklı yoncayı unutmayın.

Sağlıklı günleriniz olsun...

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
 
VÜCUT TİPLERİ & RİSK FAKTÖRLERİ

 
Elma ya da Armut vücutlar Hakkında
 
Öncelikle sevgili okurlarımız; kusursuz ve ideal bir vücut tipi yoktur. Her insanın kendine özgü bir şekil ve yapısı vardır. Zihnimizde başkasına ait küreselleşen dünyada popülerleşmiş vücut tipine bürünme gibi bir düşünceniz varsa hemen atın..! Sağlığınız tüm bunlardan daha değerli. Şimdi elma veya armut tipine gelelim. Öncelikle kendinize kıyafetsiz olarak aynadan bakın. Üst bölgeler daha yağlı ise elma tipisin. Basen-kalça kısmında yağ oranın daha fazla ise armut tipine daha yakınsın. Bu arada bir haberim var. Armut tipi olanlar; elmalara göre daha şanslı. Elma tipi vücutların hastalık riski oranı daha yüksektir. Eğer vücut yağın mide bölgesi, kalp çevresi, bel çevresine yerleşmişse; kalp hastalıkları yüksek kan basıncı, diyabet ve bazı kanser türlerinin oluşumunda risk faktörüdür. Hemen panik yapma! Bir mezura ile bel/kalça oranın saptandıktan sonra sana en uygun beslenme programı oluşturulacaktır. Bel kalça oranının doğru tespit edilmesi çok önemlidir. Bu yüzden bir uzmandan (diyetisyenden) yardım almalısın. Unutma kişiye özgü sürdürülebilir bir diyet programı ile hepsine meydan okuyabilirsin.

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


TIRNAK BATMASI NEDENLERİ VE TEDAVİSİ YÖNTEMLERİ

Açıklama: tirnak

Tırnak batması çok  yaygın görülen bir problemdir. Ayak yapısına uygun olmayan ayakkabılar,gebelik, ergenlikte hızlı büyüme evresinde tırnağın parmağa göre fazla gelişmesi , tırnak altındaki kemik yapıda gelişen bazı oluşumlar tırnak batmasının sebeplerindendir. Aşırı terleme tırnağın yumuşayarak tırnak yan duvarına gömülmesine ve tırnaklarda şekil bozukluğune yol açabilir. Tırnakların yanlış kesilmesi de tırnak batması ile sonuçlanabilir.

Tırnak batmasında erken evrede  tırnağın yan kenarı boyunca ağrı hissedilir. Daha sonra ağrıya kızarıklık eklenir. Zamanla şişlik artarak granülasyon dokusu denilen canlı kırmızı ağrılı kabarık doku gelişir. Son evrede tırnak kıvrımı mikrobik kirlenme ile sulantılı bir hal alır. Erken evrede koruyucu önlemler yeterli olabilir. Tırnak batmasının ileri evreleri mutlaka bir hekim tarafından değerlendirilmelidir.

Ayak tırnak batması hastalarının pedikür salonları ve ayak sağlığı merkezlerinde tedavi edilmeye çalışılmaktadır. Tırnak batması tıbbi bir problemdir ve doktor kontrolünde tedavisi gerekir.

Erken dönemde  batan tırnak kısmına pamuk uygulanması, kalın tırnaklarda tırnağın orta kısmının törpülenmesi, tırnak teli uygulamaları, mantar mevcut ise tedavisi ve travmadan kaçınma ile düzelmeler gözlenebilmektedir. Kliniğimizde tırnak teli uygulamaları podiatrist tarafından yapılmaktadır.

Açıklama: http://fussmedikal.com/wp-content/uploads/vho04-300x232.jpg

İleri evrelerde ve inatçı durumlarda tırnağın batan kısmının ve altındaki yatağının kısmi olarak çıkarılıp, batan tırnak kısmını üreten ve matriks olarak adlandırılan oluşumun ileride tekrar batmaya yol açmaması için fenol dediğimiz maddenin uygulanması ile (fenolizasyon) en başarılı sonuçlar sağlanmıştır. Böylece tırnak kalıcı olarak daraltılmış olur.  Oldukça kısa süren bir müdahaledir. İşlem sonrasında ağrı hissi hemen hemen olmaz.. Kullanılan fenol maddesi aynı zamanda güçlü bir antiseptik olduğundan uygulama sonrası enfeksiyon riski çok düşüktür. Tırnak batması tekrarlama riski %5’den azdır. Tekrarlama olursa aynı müdahalenin yenilenmesinde hiçbir sakınca yoktur.

Açıklama: http://www.mailce.com/wp-content/uploads/2015/05/t%C4%B1rnak-batmas%C4%B1.jpg

Doğru tedavi yöntemi  tırnak batması gözlenen tırnağın tümüyle çekimi değildir. Çekilen tırnak hastanın ağrı şikayetlerini bir süre ortadan kaldırır. Ancak 6-12 ay sonra tırnak uzayıp eski boyutlarına ulaştığında tekrar batma başlayacaktır. Doğru tırnak batması tedavisi tırnağı daraltan ya da tırnak yatağını genişleten yöntemlerle yapılır.

Dermatoloji Uzmanı
Uzm. Dr. SEHER TUTKUN

 

Cumhuriyet Mh. Gazi Cd. Sadıkoğlu Sitesi No.2 A
BLOK/D Nilüfer BURSA
T: 0224 453 20 40 (pbx) Gsm: 0554 984 07 48

*Bu site kişileri bilgilendirmek, amacıyla hazırlanmış olup sağlık hizmeti vermemektedir.
Sitedeki bilgiler hiçbir şekilde Hastalıkların Tanı ve Tedavisinde kullanılmamaktadır.